DOLAR
32,4019
EURO
34,5558
ALTIN
2.452,88
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
26°C
İstanbul
26°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
21°C
Perşembe Az Bulutlu
16°C
Cuma Yağmurlu
16°C

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Çukurova Üniversitesi’nde altını çizdi: 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Çukurova Üniversitesi’nde altını çizdi: 
A+
A-

Çukurova Üniversitesi’nde “Son Gelişmeler Çerçevesinde KKTC’nin önemi” temalı konuşma veren Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, kendisine tevdi edilen fahri doktora unvanını da aldı.

Cumhurbaşkanı Tatar, buradaki konuşmasında, “KKTC’nin yaşatılması, Türkiye ve Türk dünyası için büyük bir kazanımdır. Geleceğe Anavatan, Yavruvatan ve Mavi Vatan olarak beraber yürüyeceğiz.”dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Çukurova Üniversitesi senatosu tarafınca fahri doktora unvanına layık görülmekten duyduğu mutluluğu ifade ederek başladığı konuşmasında, Kıbrıs Türk halkının refahını, huzurunu, barışını ve itimatı sağlamak; Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’deki hak ve hukukunu korumak için çalıştıklarını söylemiş oldu.

Cumhurbaşkanı Tatar, dün Osmanlı Arşivi’ne yapmış olduğu ziyarete değinerek, Kıbrıs’ın Osmanlı’dan İngiltere’ye devredildiği 1878 tarihindeki kira sözleşmesinin esasını görmek, kitaplarda olsa da bu sözleşmenin orijinal İngilizce metnini okumak istediğini belirtti.
Bu sözleşmeye karşın İngiltere’nin talibi tek taraflı ilhak ettiğini kaydeden ve o yıllarda yaşananlara değinen Cumhurbaşkanı Tatar, “İngilizler, kimliğimizi yok etmek, bizi Müslüman azınlık haline getirmek, Türk milliyetçiliğinden izole ederek, yalnızlaştırmak için çok büyük baskılar yapmış oldu…” dedi.

Yunanistan bu dönem Kıbrıs ile ilişkilerini geliştirirken, adadaki Rum nüfusunun da arttığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, 350 yıl kesintisiz Osmanlı egemenliğinde olan Kıbrıs için “Yunan adasıdır, Yunanistan’ın parçası olmalıdır” algısı yaratıldığını söylemiş oldu.

1960’ta Kıbrıs’tan çekilen İngiltere’nin Limasol ve Larnaka’da iki egemen üs elde ettiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, Cenup Kıbrıs’taki Rum devletinin İngiliz üslerine müdahale edemediğini kaydederek, şu şekilde devam etti:

 “Egemenlik bundan dolayı oldukça mühim…1571’den beri Kıbrıs’ta varlığını sürdüren Kıbrıs Türk halkının hala egemenliği tartışılıyor… Egemen kimdir? Güneydeki tanınmış Kıbrıs Cumhuriyeti egemen devlet, biz ise tabanca diretmesiyle devletin dışına atılanlar olduk. Kıbrıslı Türklerin göç etmesini temenni ediyorlardı fakat biz gitmedik, savaştık…Kıbrıs Türkü kendi kurduğu Türk Direnme Teşkilatı ile Türkiye’nin de desteğiyle direnmeyi başardı…”

20 Temmuz 1974’te meydana getirilen Mutlu Sulh Harekatı’na işaret eden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Bugün bir cumhuriyet ve devlet sahibiysek, Kıbrıs’ımızı Doğu Akdeniz’de Rum-Yunan ikilisine bırakmadıysak, Mavi Vatan’daki hakkımız, hukukumuz pekişmişse, bu verilen mücadelelerin sonucudur…” dedi.

60 yıldan uzun devam eden görüşmelerde iki tarafın federal çatı altında bir araya getirilmesinin değerlendirildiğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Annan Planı döneminde yaşananları da anımsatarak, görüşmelerde bulunan yabancıların bilhassa görevlerini bıraktıktan sonrasında makalelerinde ve röportajlarında Kıbrıslı Türklere ve Türkiye’ye iyi mi haksızlık yapıldığını, Avrupa Birliği devletlerinin iyi mi taraf bulunduğunu ifade ettiklerini söylemiş oldu.

“Kıbrıs Türk halkı, dili, dini, örf, tane, anane ve mücadelesiyle ayrı bir halktır” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, her halkın kendi geleceğini atama etme hakkına haiz bulunduğunu belirterek, şu şekilde devam etti:
“Kıbrıs Türk halkı kendi devletini kurdu, tanınma için yola çıktı, artık geriye dönüş yoktur. Herhangi bir devlette mevcud tüm unsurlar KKTC’de de vardır.  KKTC devletinin tanınmaması için hiçbir niçin yoktur ve KKTC’nin yoluna devam etmesi olmazsa olmaz beklentimizdir. Bir antak kalma olacaksa KKTC devleti bunun parçası olacak. Bir antak kalma olacaksa iki devletin iş birliğiyle olacak… Türkiye’nin garantörlüğü, Türk askerinin caydırıcı bir güç olarak adadaki varlığını sürdürmesi kırmızı çizgimizdir. Bunu internasyonal topluluk ile devamlı paylaşıyoruz. Görüşme masası kurulacaksa, mutlak surette egemen eşitliğimizin ve eşit ulusal statümüzün kabul edilmesi gerek.”
TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetinin de bu yeni siyaseti desteklediğini belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye’de verdiği konferanslarda da Kıbrıs konunda büyük bir destek gördüğünü söylemiş oldu.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs ile ilgili Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın adaya ziyaretini de değerlendiren Cumhurbaşkanı Tatar, bu görüşlerini ve izolasyonların kalkması icap ettiğini Cuellar’a da ilettiklerini belirtti.

Türkiye’nin desteğiyle KKTC’de hayata geçirilen projelere, kabloyla elektrik getirilmesi hedefine de işaret eden Cumhurbaşkanı Tatar, “KKTC’nin yaşatılması, Türkiye’ye ve Türk hayatına büyük bir kazanımdır. Geleceğe, Anavatan, Yavruvatan ve Mavi Vatan olarak beraber yürüyeceğiz… ” dedi.

Konferansı Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel, Rektör Yardımcıları, dekanlar, yüksek okul müdürleri, milletvekilleri, askeri ve mülki ekran, öğrenciler ve öğretim görevlilerinin yanı sıra Kıbrıs gazileri de dinledi.

Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Meryem Tuncel de konuşmasında üniversite tarihinde nadir görülen bir ana tanıklık edildiğini ifade ederek, Cumhurbaşkanı Tatar’a, üniversitenin en yüksek bilimsel niteliği olan unvanı olan fahri hekim unvanını vermekten mutluluk duyduklarını açıkladı.
Tuncel, fahri doktora unvanının Cumhurbaşkanı Tatar’a bir tek kişisel başarıları için değil, sulh, demokrasi ve insan hakları şeklinde evrensel değerlere olan bağlılığı ve üstün hizmetleri için de verildiğini belirtti.

İki ülke arasındaki zamanı ve kültürel bağlar göz önünde bulundurulduğunda Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın liderliğinin Türkiye için de büyük ehemmiyet taşıdığını kaydeden Meryem Tuncel, Tatar’ın kültürel bağların güçlenmesi ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkılarına da işaret etti.
“Bir tek Kıbrıs’ta değil, tüm dünyada sulh, hakkaniyet ve demokrasi için yaptığınız mühim emekleri takdirle karşılıyoruz” diyen Tuncel, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinin internasyonal toplumun da dikkatini çektiğini söylemiş oldu.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın konuşmasından ilkin Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuarı tarafınca konuklara mini bir konser verildi, Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale Ana Sanat Dalı’ndan lise öğrencileri bale gösterisi sundu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.